Romanya ve Türkiye: Zaman içinde inşa edilmiş sağlam bir ilişki – TIAD Başkanı Ufuk Tandogan ile röportaj
Devletler arasındaki ekonomik ilişkiler çoğu zaman rakamlar, anlaşmalar ve resmî ziyaretlerle anlatılır. Romanya ile Türkiye söz konusu olduğunda bu unsurlar elbette vardır; ancak ortaklığın neden siyasi ya da ekonomik döngülerden bağımsız biçimde ayakta kaldığını, genişlediğini ve istikrarlı şekilde sürdüğünü tek başına açıklamaz. Bu istikrarın anahtarı; süreklilikte, uzun vadeli bağlılığı tercih eden insanların katkısıyla tutarlı biçimde işleyen kurumlarda yatmaktadır.
Bu istikrar noktalarından biri, Romanya’daki Türk iş dünyasıdır. Bu yapının şekillenmesinde kilit rol üstlenen kurum ise hâlihazırda Sayın Ufuk Tandogan’ın başkanlığını yürüttüğü TIAD – Romanya Türk İş İnsanları Derneği’dir.
Dernek, Romanya’ya yapılan Türk sermayesinin yaklaşık %95’ini temsil eder ve organizasyon, bilgilendirme ve diyalog için bir çerçeve olarak işlev görür.
TIAD’ın demokratik niteliği temel bir unsurdur. Başkan iki yılda bir seçilir ve hiçbir başkan iki dönemden fazla görev yapamaz. Bu kural, kurumun aşırı kişiselleşmesini engellemiş ve kurumsal sürekliliği sağlamıştır.
Sembolik ama anlamlı bir ayrıntı da şudur: TIAD’ın yönetim kurulu salonunda, kuruluşundan bugüne kadar görev yapmış tüm başkanların fotoğrafları yer alır. Bu, dekoratif bir unsur olmaktan ziyade; yıllar içinde biriken emeğe saygı üzerine kurulu bir kurum kültürünün ifadesidir.
TIAD Başkanlar Panosu
Atlas News, Romanya-Türkiye ekonomik ve diplomatik ilişkilerinin korunması ve geliştirilmesinde önemli bir rol üstlenen Ufuk Tandogan ile gerçekleştirdiği röportajı sunar:
Sayın Tandogan, Romanya ve Türkiye uzun yıllara dayanan ekonomik ve kültürel bir ilişkiyi paylaşıyor. Sizin bakış açınıza göre bugün bu bağı güçlü tutan nedir?
“Türkiye ile Romanya arasındaki bağ yalnızca ekonomik ilişkilere değil, aynı zamanda tarihî, kültürel ve toplumsal temellere de dayanıyor. İki ülke NATO müttefiki, stratejik ortak ve Balkanlar’da istikrarın korunmasında kilit aktörlerdir. Karşılıklı güven, iş dünyaları arasındaki güçlü iletişim ve devlet kurumları arasındaki sürekli diyalog bu ilişkiyi her yıl daha da pekiştiriyor.
En önemlisi, iki toplum arasındaki samimi yakınlık ve günlük yaşam içinde doğal biçimde oluşan bağlar bu ortaklığı canlı tutuyor. Türkler ve Romenler birçok ortak kültürel değeri paylaşıyor. Diplomatik ilişkiler de çok güçlü. Bu yıl Romanya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 147. yılı.
Geçen yıl 1,2 milyon Romen turist Türkiye’yi ziyaret etti. Resmî görüşmelerde tartışmalar yalnızca ticaret ve ekonomiyle sınırlı kalmıyor; doğal olarak Antalya, İstanbul, Kapadokya ve Türk kahvesi gibi konular da gündeme geliyor. Pek çok Romen bu destinasyonları ziyaret etti; bu da iki halk arasında doğal bir yakınlık oluşturuyor.”
Romanya’nın Türk yatırımcılar nezdindeki algısı son on yıllarda nasıl değişti? Bu iş birliğinin sizi hâlâ şaşırtan yönleri var mı?
“1990’larda Romanya, birçok Türk yatırımcı tarafından ‘potansiyeli olan yeni bir pazar’ olarak görülüyordu. Bugün ise istikrarlı, hızlı büyüyen, Avrupa Birliği üyesi; öngörülebilirliği yüksek ve iş yapma kolaylığı güçlü bir ülke olarak değerlendiriliyor.
Buraya ilk gelen girişimcilerin başarısı, onları takip edenler için güven oluşturdu.
Garanti Bankası’nın eski CEO’su olarak, Romanya’nın hızlı ve sağlam ekonomik ve kurumsal dönüşümünü yakından gözlemleme fırsatım oldu.
Romanya; altyapı ve dijitalleşmeden iş kültürüne ve tedarik zincirlerine kadar son derece hızlı değişimler yaşıyor. Romanya devleti ve halkı Türklere karşı sıcak ve açık bir yaklaşım sergiliyor; bu da Türk yatırımcıların Romanya’ya olan ilgisini ve yakınlığını önemli ölçüde güçlendiriyor.”
Romanya-Türkiye ekonomik ilişkisinde kamuoyunun pek bilmediği, ancak dikkat çekmeyi hak eden belirleyici tarihî anlar var mı?
“Evet. Örneğin, iki ülkenin özel sektörleri arasındaki ilişkiler, resmî diplomatik bağlar olgunlaşmadan çok önce gelişmeye başlamıştı. 1990’ların başında Romanya’ya giren ilk yabancı sermaye akımlarının bir kısmı Türk şirketlerinden geldi.
Romanya’nın 2007’de Avrupa Birliği’ne katılması yeni ortaklık fırsatları yarattı ve ekonomik ilişkilerde büyük bir sıçramayı tetikledi. O dönemde kurulan birçok Türk-Romen ortak girişimi bugün kendi sektörlerinde lider konumda.”
Sayıların ötesinde, Türk yatırımlarının Romanya toplulukları üzerinde yarattığı sosyal ve insani etki nedir?
“Hesaplamalarımıza göre Romanya’daki Türk doğrudan yatırımları 9–10 milyar dolar seviyesinde.
Her gün yeni Türk yatırımcılar Romanya’ya geliyor. Türk yatırımları yalnızca sermaye değil; aynı zamanda bilgi birikimi (know-how), istihdam, mesleki eğitim ve kurumsal sosyal sorumluluk girişimleri de getiriyor. Türk şirketleri faaliyet gösterdikleri şehirlerin günlük yaşamına katkıda bulunuyor; okulları ve tarihî binaları yeniliyor, spor etkinliklerini destekliyor, sosyal yardım projelerine katılıyor ve kültürel faaliyetler düzenliyor. Tüm bunlar, ekonomik etkinin çok ötesine geçen bir toplumsal değer yaratıyor.”
Romanya’da 10.000’den fazla Türk sermayeli şirket faaliyet gösteriyor. Sizce istihdam ve ticaretin ötesinde getirdikleri esas değer nedir?
“Aslında Romanya’da resmî olarak kayıtlı 19.000’den fazla Türk sermayeli şirket var; bunların yaklaşık 2.300’i aktif olarak faaliyet gösteriyor. Türk yatırımlarının doğrudan ve dolaylı toplam hacmi 9–10 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Ayrıca Romanya’daki Türk şirketlerinin toplam cirosu 2024’te yaklaşık 11 milyar avroya ulaştı. Bu şirketler aynı zamanda kayda değer ölçüde ihracat da yapıyor.
Gerçek değer; süreklilikte, istikrarda ve yerel ekonomiyle gerçek bağlar kurabilmede yatıyor. Bugünün Türk şirketleri kısa vadeli kazançlar yerine uzun vadeli iş yapmayı önceliklendiriyor; böylece Romanya’nın sürdürülebilir büyümesinin ayrılmaz bir parçası hâline geliyor. Esneklikleri, hızlı karar alma kabiliyetleri ve ortaklıklara açıklıkları birçok sektöre dinamizm kazandırıyor.
Ayrıca son 3–4 yılda Türk şirketleri, Romanya’da toplam değeri yaklaşık 15 milyar avroyu bulan altyapı projelerinde yer aldı. Türk firmaları, Romen ortaklarıyla birlikte Romanya’nın altyapısını metre metre inşa ediyor.”
Bu işletmelerin birçoğu uzun vadeli iş birlikleri geliştirdi. Bu bağlamda Romen çalışanlar ile Türk girişimciler arasındaki ilişki nasıl evriliyor?
“Bu ilişki, karşılıklı güvene dayalı uzun vadeli bir iş birliği modeline dönüştü. Türk yöneticilerin açık iletişim tarzı ve sahaya yakın yaklaşımı; Romen çalışanların uyum kabiliyeti, yeniliğe açıklığı ve farklı kültürlerle çalışma kolaylığıyla birleşince güçlü bir sinerji ortaya çıkıyor. Sonuç olarak birçok şirkette çalışan devir oranları sektör ortalamasının altında kalıyor ve aynı ekiplerle uzun yıllar çalışmak yaygın bir durum.”
TIAD, Romanya’daki Türk iş dünyasının güçlenmesinde kilit bir rol üstlendi. Derneğin ekonomik büyümeyi şekillendirmedeki rolünü siz nasıl tanımlarsınız?
“Öncelikle TIAD, 180 üyesiyle Romanya’daki tüm Türk sermayesinin yaklaşık %95’ini temsil ediyor. Romanya’ya keşif amaçlı gelen birçok şirket, TIAD ile görüştükten sonra yatırım yapmaya karar verdi.
TIAD, Türk girişimcilerin Romanya’da doğru ve güvenilir bilgiyle, kendinden emin biçimde faaliyet göstermelerine yardımcı oluyor. Gerektiğinde Romen makamlarıyla köprü görevi de görüyor. Ekonomik ilişkilerin sağlıklı gelişimini güvence altına almak için perde arkasında çalışan bir ‘istikrar mekanizması’ gibi işliyor.
TIAD, hem Türk hem de Romen resmî kurumlarıyla güvene dayalı güçlü ilişkilere sahip. Örneğin 2020 yılında TIAD, Romanya’nın Ankara Büyükelçisi Sayın Gabriel Șopanda ile birlikte Türkiye’de beş büyük sanayi kentine üç günlük ziyaretler düzenledi. Benzer girişimler daha sonra da gerçekleşti. Ticaret odaları ve şirketlerle yapılan birçok görüşmenin amacı Romanya’ya yatırımı teşvik etmekti.
Ayrıca Romanya’yı Türk yatırımcılara tanıttığımız web seminerlerini (webinar) sürekli olarak düzenliyoruz.”
Kamuoyuna çok yansımamış olsa da, yatırımları çekme veya desteklemede anlamlı etkisi olan TIAD projeleri hangileridir?
“Üyelerimizi ve Türk şirketlerini Romanya’daki yeni yasa ve düzenlemeler konusunda önceden bilgilendirmek için tanınmış danışmanlık firmalarıyla birlikte seminerler düzenliyoruz. Bu, Türk firmalarını ülkede yatırım yapmaya güçlü biçimde teşvik ediyor. TIAD aynı zamanda yatırımcıları ve üyelerini; çalışma izinleri, oturum prosedürleri ve bürokratik süreçlerle ilgili engellerin aşılmasında destekliyor.
Bunun yanında Romen kurumlarıyla yaptığımız istişare toplantıları, sektörel raporlama, şirketler arası kriz çözüm desteği ve yeni yatırımcıları doğru temaslara yönlendirme gibi çalışmalar yüksek etki yaratıyor; ancak çoğu zaman görünür olmuyor.”
Dernek, Türk yatırımcılar, Romen yetkililer ve Romen toplumu arasında etkili bir bağı nasıl sürdürüyor?
“Sürekli iletişim, güvene dayalı ilişki yönetimi ve şeffaf iş birliğiyle. Türk yatırımcıların ihtiyaç ve beklentilerini Romen kurumlarına doğru biçimde aktarıyor; aynı zamanda Türkiye’deki ilgili yetkililerle düzenli temas hâlinde kalıyoruz. Böylece hem özel sektörün hem de kamu kurumlarının aynı masada buluşabileceği bir platform oluşuyor.”
Burada işlerini kuran yüzlerce Türk girişimciyle tanıştınız. Hangi hikâyeler aklınızda kaldı ve Romen kamuoyunun bilmesini hak eder?
“Romanya’ya yalnızca bir valizle gelip bugün yüzlerce kişiyi istihdam eden birçok girişimciyle tanıştım. Bir fabrikanın inşası sırasında teknisyenlerin yerel halkla birlikte gecenin geç saatlerine kadar çalışıp sonra aynı masada yemek yemeleri gibi insani anlara tanık oldum. Bu hikâyelerin ortak noktası; Romanya’ya inanan ve kendi emeğiyle büyüyen insanlar olmaları.”
Birçok Türk yatırımcı Romanya’yı ‘ikinci evi’ olarak tanımlıyor. Bu duygunun gerçek nedenleri nelerdir?
“Çünkü kendilerini burada yabancı hissetmiyorlar. Kültürel yakınlık, misafirperverlik ve toplumsal açıdan güven veren bir ortam bu duyguyu güçlendiriyor.
Çocukların rahatça okula gidebildiği, ailelerin güven içinde yaşadığı ve işlerin öngörülebilir şekilde büyüdüğü bir ortam, doğal olarak ‘evde olma’ hissi yaratıyor.”
Hem ailelerini hem de işlerini burada büyütmeyi seçen Türk girişimcilerin gözünden Romanya nasıl görünüyor?
“Romanya’yı modern, huzurlu ve güvenli; çocuklarının geleceği için çok iyi fırsatlar sunan bir ülke olarak görüyorlar.
Türkiye’yi ziyaret etmiş ve Türklere karşı doğal bir yakınlık hisseden milyonlarca Romenin yaşadığı bu ülke, Türk aileleri arasında güçlü bir olumlu duygu yaratıyor ve onları burada kalıcı olarak yerleşmeye teşvik ediyor.”
Romanya, Türk yatırımcılar için bazı AB ülkelerinden daha cazip bir seçenek olarak görülüyor. En güçlü avantajları nelerdir?
“AB üyeliği, coğrafi yakınlık, güvenlik, lojistik avantajlar, nitelikli iş gücü, istikrar ve yatırımcı dostu bir iş ortamı. Ayrıca Romanya, bölgenin en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri. Türk şirketleri için Romanya, tedarik zincirleri içinde stratejik bir merkez (hub) işlevi görüyor.”
Romanya’da iş yapmanın, Türk girişimcilerin tercih ettiği diğer Avrupa ülkelerine kıyasla belirgin farkları var mı?
“Romanya, daha hızlı karar almayı mümkün kılan bir yapıya sahip; bürokrasiyi azaltmayı hedefliyor ve girişimciliği aktif biçimde destekliyor. Birçok Batı Avrupa ülkesine kıyasla daha esnek, daha erişilebilir ve iş dünyasına daha dost. Bu da Türk iş kültürüyle oldukça uyumlu bir ortam yaratıyor.”
Romanya’nın önümüzdeki on yılda Türk sermayesi için cazip bir destinasyon olarak kalması için ne yapması gerekir?
“Altyapı gelişimini hızlandırmak, dijitalleşmeyi derinleştirmek, güçlü bir kamu-özel sektör diyaloğunu sürdürmek ve çalışma izinleri ile vizeler gibi idari süreçleri sadeleştirmek temel öneme sahip. Olağanüstü doğal güzelliklerine rağmen Romanya turizmden yalnızca küçük bir pay alıyor. Türk turistler için vize kolaylığı, yılda yüz binlerce ek ziyaretçi getirebilir.
Ayrıca yüksek teknoloji üretimi ve yeşil ekonomi için teşviklerin artırılması, Romanya’nın bölgesel bir merkez hâline gelmesine yardımcı olur.”
İkili ticaretin 15 milyar dolara ulaşma hedefi var. En yüksek büyüme potansiyelini hangi sektörlerde görüyorsunuz?
“İkili ticaret 2024’te 12 milyar dolara ulaştı ve trend yükselişte. Enerji, lojistik, inşaat malzemeleri, tekstil, otomotiv yan sanayi, gıda işleme ve IT önemli potansiyel taşıyor. Savunma sanayii ve yenilenebilir enerji ekipmanları da son yıllarda iş birliğinin başlıca alanları hâline geldi.”
Önümüzdeki yıllarda Romanya’daki Türk iş dünyasını güçlendirmek için TIAD’ın öncelikleri nelerdir?
“Önceliklerimiz; üyelerimiz ve yatırımcılarımız arasındaki dayanışmayı güçlendirmek, pazara yeni giren şirketler için rehberlik hizmetlerini geliştirmek, Romen yetkililerle yapıcı diyaloğumuzu kurumsallaştırmak ve Türk iş dünyasının görünürlüğünü artırmak. Ayrıca eğitim, genç girişimcilik ve sosyal sorumluluk projelerine daha fazla yatırım yapmayı planlıyoruz.”
Türk yatırımcıların katkısı hakkında Romen kamuoyuna tek bir mesaj iletecek olsanız, bu ne olurdu?
“Türk yatırımcılar Romanya’ya yalnızca sermaye değil; aynı zamanda dostluk, adanmışlık, güven ve uzun vadeli bağlılık getiriyor. Türkiye’de Romanya’ya yönelik olumlu algının güçlenmesine katkıda bulunuyorlar. Bu ülkenin ekonomik gelişimine katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz ve Romen halkıyla kurduğumuz insani bağı en değerli varlığımız olarak görüyoruz.”
“Evde olma” duygusu, Ufuk Tandogan’ı Romanya’daki daha az bilinen özel turistik yerler üzerine bir kitap yazmaya da yöneltti: “Romanya’yı Keşfet”. Bu eser üç farklı dilde yayımlandı: Türkçe, Romence ve İngilizce.



